Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Keklik

Avcıların çoğu için, av mevsimi, genellikle eylül ayı içerisinde keklik avıyla başlar. Bilindiği gibi, ülkemizde genel av sezonu geleneksel olarak 1 Ağustos tarihinde açılmakla beraber, mahalli av komisyonlarının kararıyla bu tarih bazı yıllar için 1 Eylül, hatta 15 Eylül tarihinde başlatılmaktadır. Palazların genç keklik haline geçebilmeleri için, keklik avına ancak Eylül ayı sonlarında başlanmasını tavsiye ederiz.

Keklik avına çıkmış usta avcının özelliği üç kelimeyle soğukkanlılık, serbest duruş ve endişesizliktir. Bu üç özellik ona, önüne çıkan avı kaçırmama garantisini büyük bir kesinlikle verir. Heyecanlanmış, tüfeğini sımsıkı yakalamış bekleyen ve avı kaçırmamanın endişesine düşmüş olan avcının başına çoğunlukla korktuğu gelir.

Birçok avcı kekliğe çok çabuk uçan bir kuş nazariyle bakar. Hakikatte keklik, sülün ve yaban tabuğuna oranla daha yavaş uçan bir kuştur. Oysa, avcıların çoğu kekliklerin, önlerinden bir merminin düşmesinden sonra etrafa dağılan şarapnel parçaları gibi hızla dağılıp gittiklerini ve davranmaya bile zaman bulamadıklarını iddia ederler.

Evet, kekliklerin birden kalkmaları ve çıkardıkları rüzgâr gürültüsü her avcı üzerinde bir şok tesiri yapar ve tepkileri geciktirir, hatta bir sure için durdurur ki, bu zaman zarfında da keklikler mesafe alırlar. İşin zor tarafı kalkan sürünün muhtelif istikametlere dağılmasındadır.

Bu anda soğukkanlılığını koruyan avcı kendini tek bir keklik üzerine konsantre ederek onu hedef olarak alır. Şu prensibi unutmamalıdır:
Bir atışta ancak bir keklik vurulur, tersini ispat etmeye çalışanlar eli boş dönerler.

Usta keklik avcısı gözlerini ufuk istikametine dikmiş bekler veya arar. Gözlerini av sahasının her tarafında dolaştıran avcı, çoğunlukla kalkan keklikleri geç görür. En iyisi ufka bakmaktır, bu takdirde keklikler ne taraftan kalksa veya geçseler gözden kaçmazlar, yani zamanında görülürler.

Her tarafı arayarak gözleri yormamak lazım gelir. Avın çoğunlukla bütün gün devam edeceğini düşünerek, yorulmadan ve vücudu germeden rahat dolaşmanın yanında gözleri yormamanın da rolü çok büyüktür. Zira once görmek, sonra atmak gereklidir.

Şu halde usta avcı gözlerini durmadan sağa sola, öne arkaya dolaştırmayıp, ufukta belirli bir noktaya çevirerek kekliklerin muhtemel olarak kalkacağı yöne doğru yürür ve öyle pozisyonlar alır ki, her yöne doğru uçabilecek kekliği vurabilsin. Böylece kekliklerin ani kalkışları onu kesinlikle ürkütemez.

Kalkan sürüden gözüne kestirdiğine tüfeğini rahat bir hareketle kaldırarak ateşler. Usta avcı böylece, kalkan kekliği yakın mesafeden rahatça düşürür. Heyecanlı avcılar bütün dikkatlerine rağmen kekliklere ancak uzak mesafelerden atabilme imkânını bulurlar.

Şunu söyleyebiliriz: Usta avcı, telaşlı arkadaşlarına kıyasla av boyunca onların yaktıkları fişeklerin yarısını bile yakmamıştır, fakat onların vurduklarının iki katı av almıştır. Yani şunu demek isteriz ki, soğukkanlı avcının isabetleri, telaşlılara oranla en azından iki defa fazladır.

Avın bir spor olduğunu ve zevkle avlanmak için de rahat ve serbest, fakat akıllıca hareket edilmesi gerektiğini belirtmek isteriz.

Kalkan bir keklik sürüsünde en iri keklik hangisiyse ona ateş edilmelidir. En büyük keklik genellikle muhtar keklik olup sürüyü yönetir. Bunun vurulmasıyla sürü dağılacağından çevredeki diğer avcılara da ateş etme imkânı verilmiş olur. Hem de, dağılan sürünün keklikleri pek uzaklara gitmeyip, sonradan tekrar toplanabilmek için yakın mesafelere inerler.

Dağılan sürülerin ileride başka sürülere katıldıkları da görülür. Ayrıca sürücünün en iki kekliklerini vurmanın bir faydası da, kan yenilenmesinin temin edilmiş olmasıdır. Başsız kalan genç keklikler diğer keklik sürülerine katılarak onlara yeni bir kanın katılmasını, böylece daha mükemmel ırkların ortaya çıkmasını sağlamış olurlar.

Şu halde, keklik avının püf noktası, avcının, kekliklerin birdenbire ortaya çıkmalarıyla şaşkınlığa uğramamasıdır. Keklik avlarında, dikkat edilirse, tek olarak kalkan kekliklerin büyük çoğunlukla vuruldukları görülür.

Aynı avcının önünden bir sürü kalktığı zaman şaşkınlık faktörleri derhal etkilerini göstermekte ve avcı kararsızlık ve şaşırma halleri içerisinde ya boşa atmakta veya hiç atamamaktadır.