Tavşan
Ava yeni başlayanları en çok
cezbeden, avın en zevkli aynı zamanda en tehlikeli olanıdır. Tavşan avı, avcılara
en çok heyecan veren bir avdır. Bir tavşanın ani olarak kalkması ve sıçrayarak avcıdan
uzaklaşması veya önünden, fundalıklar arasından sıçrayarak hızla geçmesi en soğukkanlı
avcılara bile hoş bir heyecan verir.
Tavşan avının en az keklik ve sülün avı kadar heyecan ve zevk veren bir av şekli
olduğunu rahatça söyleyebiliriz.
Tavşan avı bütün çekiciliğine rağmen saçma avcılığının en tehlikeli
olanıdır. Keklik, sülün, lökeşe, ördek avı gibi uçara yapılan avlarda tüfeğin
ölüm saçan namluları havaya doğrulduğu halde tavşan avcılığında namlular yere
çevrilir. İki veya daha çok avcının katıldığı avlarda tavşana
yapılan atış birçok tehlikeleri içinde gizler.
Tavşana yapılan atışta, bir çalılık veya fundalık arkasında bulunmakta olan av
arkadaşını yaralamak mümkündür. Saçmaların 150 metre mesafeye kadar gittikleri ve
bu mesafelerde göz gibi hassas organları fena şekilde yaraladıkları birçok defalar
başa gelmiştir.
Bu av şeklinde avcı, yanında ve ilerisinde yürümekte olan arkadaşlarını da
istemeyerek yaralayabilir. Atışlar yere doğru yapıldığından saçmalar bir taş veya
kaya parçasına isabet ederek oradan o kadar tuhaf eğim alırlar ki hiç olmayacak bir
durumda diğer avcılara sahlanırlar.
Bu şekilde geri gelen saçmalar etkisiyle avcıların kendi kendilerini yaralamaları
bile mümkündür. Bu bakımdan tavşan avcılığı keklik avcılığına nazaran iki
üç misli daha tehlikelidir.
Tavşan avında avcıların düşecekleri belli başlı üç pozisyon vardır:
-Tavşan avcıdan uzaklaşır,
-Avcıya doğru gelir,
-Başka bir avcının önünden kalkan veya diğer bir sebeple yre değiştiren tavşan,
avcının önünden soldan sağa veya sağdan sola geçer.